Vizesiz Gidilen Tarihi Ve Yapıları İle Ünlü Kamboçya

 

Kamboçya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına turistik ziyaret amaçlı 30 güne kadar vize uygulamaz. Ancak vizenin Türkiye’deki Kamboçya Konsolosluğu’ndan ya da sınır kapısından almanız gerekir. Tavsiyemiz ziyaretinizden önce konsolosluktan vizenizi almanız olacaktır. 30 günlük vizesiz giriş şartlarında otel rezervasyonu, dönüş bileti ibraz edilmesi beklenir. Kamboçya’ya Türkiye’den direkt uçuş yoktur. Aktarmalı olarak Bangkok havalimanına gidip oradan kara yoluyla Kamboçya’ya geçebilirsiniz.

Kamboçya parlamenter monarşi ile idare edilir ve başkenti Phnom Penh; önemli şehirleri Banlung, Kompong Thom, Siem Reap’tır. Asya’nın güneydoğusunda bulunan Kamboçya’nın kuzeyinde Tayland, doğusunda Laos ile Vietnam bulunur.

Resmi dili Kimerce’dir ve bir dönem bağlı olduğu Hindiçin’in resmi dili olan Fransızca da anayasada tanınmıştır. Aynı zamanda ülkede Fransa tarafından masrafları karşılanan ve yönetilen okullarda ve üniversitelerde eğitim dili olarak kullanılır. Son dönemde turizm geliştiği için İngilizce de kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle genç nüfus İngilizce eğitim aldığında İngilizce bilir. Nüfusunun tamamına yakını Theravada Budizm’ine inanır. Bu din beş bine yakın tapınakla Kamboçya’nın resmi dinidir. Geri kalan küçük azınlıklar arasında Hristiyanlık, Ateizm ve İslam inancı görülür.

Kamboçya’nın tarihinde Kızıl Kimer olarak bilinen ve Çin Halk Cumhuriyeti tarafından desteklenen Pol Pot burayı bir tarım ülkesi haline getirmek için Kamboçya’nın bütün aydınlarını, sanatkarlarını, eğitimlilerini ağır şartlar altında pirinç tarlalarında çalışmak zorunda bırakmıştır. Çalışamayanlar öldürülmüş, gözlüğün, saatin yasaklandığı kabus gibi bir dönem yaşamıştır. Bu dönemde Pol Pot 3 milyondan fazla Kamboçyalıyı öldürmüştür. Ülke sosyo-politik problemlerle, yoksullukla, insan hakları sorunlarıyla, yolsuzlukla uğraşmaktadır. Dünyanın fakir ülkelerinden biri olan Kamboçya’ya gitmeden önce difteri, hepatit, tetanoz ve menenjit aşıları yaptırılmış olmalıdır.

Asya’nın güneydoğusunda etkili olan muson rüzgarları bölgede de görülmektedir. Kamboçya’da iki mevsim yaşanır. Biri kurak, diğeri yağışlı mevsimdir. Yağmurlar genellikle Mayıs ile Kasım ayları arasında yağmaktadır ve hava sıcaklığı bu dönemde ortalama 22 derecedir. Kurak sezon olan Kasım ile Nisan ayları arasında ise hava sıcaklığı 40 dereceye kadar yükselebilir.

Kamboçya halkı misafirperver ve sıcakkanlı olarak bilinmektedir. Kamboçyalılar kendi örf ve adetlerine saygı duyulmasını beklerler. Tayland’a benzer renki bir gece hayatına sahip ülkede halk genel olarak fotoğraflarını çekmenizden hoşlanmaz. Bazı yerlerde fotoğraf çekmek isteyenlerden para isteyebilirler. Halkın giyim tarzı genellikle muhafazakardır ve denize kıyafetlerini çıkarmadan girerler. Ülkede tapınaklara girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız beklenir.

Kamboçya yemekleri çevresindeki Tayland, Vietnam, Fransız ve Çin yemeklerinin etkisi altında gelişmiştir. Yemeklerinde en çok kullandıkları ürünler pilav, balık, tropik meyveler, noodlelar, çorbadır. Bir tür balık ezmesine benzeyen Prahok Sosu oldukça meşhurdur. Yol kenarlarında kızartılmış örümcek satılır ve halk bu fast-food türünü çok sever. Bununla birlikte sokaklarda kadınlar Somlah Machou Khmae isimli bir tür geleneksel çorba satarlar. Ülkenin mutfağı biraz kendilerine özgüdür ve yabancıları cezbetmeyebilir. (embriyo halinde yumurta, yılan, kurbağa, yarasa, köpek) Bu yüzden bölgedeki yabancı restoranları da öğrenmeniz tavsiye edilir. Tukaloc isimli meyvelerden, sütten ve yumurtadan yapılan tatlılarını deneyebilirsiniz.

Kamboçya’nın kendi takvimine göre kutladıkları birçok geleneksel, tarihi ve kültürel etkinlikleri vardır. Bunlar genel olarak hinduizm ve budizm etkisindedir. Kraliyet Çiftlik Günü’nde çiftçilerin ekiminin kutlandığı bir festival mayıs ayında, ulusal müze önündeki parkta yapılmaktadır. Kendi inançlarına göre kraliyet öküzü her sene çiftçilerin hasatlarını artırır. Eylül ayının sonu ile Ekim ayı başı arasındaki iki hafta boyunca süren Ölüleri Anma Günü Festivali’nde halk ölülerinin ruhlarını kutsarlar. Festivalde ev sahipleri tapınaklara gider ve keşişlere yemek verirler. Bu festival boyunca insanlar aç ruhlara yemek vererek onları doyururlar ve böylece sembolik olarak ülkedeki açgözlülüğü, kıskançlığı, hasetliği bitireceğine inanırlar.

Bu Yazıya Emoji ile Tepki Ver

0
0
0
0
0
0
0
0
0

Makale Hakkında Yorum Yapın!

Bir Cevap Yazın

Makale Hakkında Yapılan Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yapılmamış.